23:29
Şarkı istediğin yere gider
Çığlık istediği yere
Sen şarkımı kaçırdın
Çığlığımla baş edemezsin...
Aynı ormanda kaybolmuş iki ateş böceği
Erkeği güpegündüz başlamış aramaya
Kadın hep beklemiş geceyi
Aynı yerlere bakmışlar hep
Biri gündüz biri gece
Uzamış gitmiş kavuşmanın gerdeği
Bir gün erkek Baharla oynaşan bir kelebeği görünce
Ayıramamış baharı ve kelebeği
Sormuş ona
Senden de güzel bir çiçeği
Kaybettim günler önce
Ne olur gördüysen söyle bana
Nerede o güzel kadın (ki hayali bile saç baş yoldurur)
Hangi çiçeğin nazlı uykusunda salınır durur
Kelebeğin gururuna dokunmuş bu talihsiz söz
Gördüm demiş gördüm ama
Bir şartla söylerim yerini sana
Önce benim daha güzel olduğumu söyleyeceksin
Güzelliğim hadsizdir haddini bileceksin
Yaradan neden bana bu kadar az ömür vermiş
İki sene yaşasaydım bu güzellikle
Aşık ederdim kendime her böceği
Hatta o kara suratlı örümceği
Bir işveyle deliye döndürür
Bir bakışımı yakalasın diye
Kalbine çelikten ağlar ördürürdüm
Ama nerede görülmüş pürüzsüz ipeğin
Gecenin dallarına takıldığı
İşte benim güzelliğim ve ömrüm o ipek gibidir
Erkek kızıp gitmiş bir arayışın puslu çilesine
Aramış yine her çiçekten
Bahardan ve kelebekten daha güzel kadınını
Yeşil otların yeşilinde
Güllerin alında
Hiçbir zambak dalında bulamamış sevdiğini
Rastlaşmışlar bu defa ateşböceği ve kelebek
Bitmeyecek şeylerin başlangıcında
Bir pınar başında
Kelebek damlayla cıvıldayışında
Erkek kadının arayışında
Yinelemiş
Nerede dağlar boyu açan çiçeğim
Bana bir yön göster o tarafa gideyim
Bana ne demiş kelebek bin bir eda
Daha güzel olduğumu söylemedin daha
Senin kadının denizde bir fener
Kaybolunmasın diye bir yanar bir söner
Bense kayboluşlarda ışıyan inciden sarayım
Bunu kabul et sana bir yol bulayım
Erkek köpürüp gitmiş bir arayışın puslu çilesine
Aramış yine her çiçekten
Bahardan ve kelebekten daha güzel kadınını
Yeşil otların yeşilinde
Güllerin alında
Hiçbir zambak dalında bulamamış sevdiğini
Ertesi gün pınar başında
Hazırlanırken aynı soruya
Acının toyluğuyla
Yüreği dil olmuş
Dilinin kalbiyle sormuş
Nerede senin kadar güzel kadınım
Olmadı demiş kelebek
Suya düşen yansısında gülerek
Aşk kâfiri olmadan
Beni daha güzel bulmadan söylemeyeceğim
Neresi kıblendi neresi değil
Madem bulmanın kıyamındasın
Önce bana eğil
Erkek büküp boynunu gitmiş çelişkinin acı dirilişine
Aramış bir kayboluşun dağında
Kelebek kadar güzel olan kadınını
Yeşil otların yeşilinde
Güllerin alında
Hiçbir zambak dalında bulamamış sevdiğini
Kelebeğin yitimine bir gün kala
Kelebek baharla kol kola
Patlayan tomurcuğun sesinden
Ve gülün baygın nefesinden dinlerken şarkılar
Teslimiyetin eşiğinde erkek inim inim inlerken
Can diliyle can bulmuş kelimeler
Şükürler olsun beni eşiğine bırakan talihsiz kadına
Kaybettiğim oymuş seni aramak için
Nasıl ki bahanedir cennet için şahadet
Her ne sebepten geldim ise kapına
Beni varlığınla ispat et
Kelebek suyun düşünde
Oynaşırken saydam bir ömrün tükenişinde
Başlamış konuşmaya
Dilin hamurunda kaynayan maya
Yüz tutmuş yanmaya:
Hey sersem
Ben neyleyim senin gibi şaşkın gemiyi
Sanıyor musun ki aşk fırtınadan arta kalan limandır
Aşk fırtınanın orta yerinde
Daha çok yağmur, daha rüzgâr diye ağlamandır.
Var git
Çek kayığını geceye
Yüreği fener gibi dönen kadının
Onu bul diye her gece kandil gibi yanan kadının
Gecenin göğünde
Sen onu mekânda aradın
Zamana gizleneni bu yüzden bulamadın
Erkek çekip gitmiş ölüm gibi bir kahırın kendiliğine
Bir kayboluşun dağını aramış yüreğinde
Gece gibi çökmüş kalbine kahır
Kahır gibi çökmüş üstüne gece.
Bu ara kadın
Her gece her gece
Hep daha yükseklere kulaçlamış geceyi
Karanlığın nehrinde görsün diye
Onu erkeği
Öyle bir çırpış çırpmış ki kanatlarını
Uçtukça tutuşmuş tutuştukça uçmuş
Vazgeçilmiş kadınlar feleğinin
En parlak en uzak yıldızı olmuş
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder